Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt



Forum Ana Sayfası  »  Lise Uluslararası İlişkiler Dersi
 »  Uluslararası İlişkiler Ders Notları

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Uluslararası İlişkiler Ders Notları           (gösterim sayısı: 15.935)
Yazan Konu içeriği

boşluk

admin
[Tarihçi]
Site Kurucusu

Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 15.12.2009
İleti Sayısı: 249
Şehir: YurtDışı
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder


42 kere teşekkür edildi.

Konu Tarihi: 12.09.2010- 17:13



Uluslararası İlişkiler dersinde işe yarayabilecek bazı bilgiler ;

Uluslararası İlişkiler ; siyaset biliminin bir dalıdır ve "uluslararası sistem" içindeki aktörlerin, özellikle de uluslararası ilişkilerin temel aktörü olarak kabul edilen devletlerin, diğer devletlerle, uluslararası/bölgesel/hükümetlerarası örgütler, çok uluslu şirketler, uluslararası normlar ve uluslararası toplumla olan ilişkilerini inceleyen disiplinlerarası bir disiplindir.

Disiplinlerarası bir disiplin olması sebebiyle siyaset bilimi, iktisat(uluslararası iktisat, uluslararası politik ekonomi), tarih (siyasi tarih), hukuk (anayasa hukuku, yönetim hukuku ve özellikle uluslararası hukuk), felsefe (siyaset felsefesi ve etik), sosyoloji, psikoloji, coğrafya, antropoloji gibi pek çok farklı disiplinden faydalanır.

"Uluslararası Sistem" içindeki aktörlerin, özellikle de uluslararası ilişkilerin temel aktörü olarak kabul edilen devletlerin, diğer devletlerle, uluslararası/bölgesel/hükümetlerarası örgütler, çok uluslu şirketler, uluslararası normlar ve uluslararası toplumla olan ilişkilerini inceleyen bir disiplindir. Uluslararası İlişkilerin çalışma alanı oldukça geniştir. Küreselleşme ve bu olgunun uluslararası topluma ve devlet egemenliğine etkisi, sürdürülebilir kalkınma, nükleer yayılma, terörizm, organize suç, milliyetçilik, insan hakları, çevre sorunları, güvenlik ve insan kaçakçılığına kadar pek çok konuyu uluslararası düzeyde inceler.
Uluslararası Politika : Uluslararası ilişkiler, başta devletler olmak üzere, hükümetler ve devlet-dışı kuruluşlar arasında hukuksal, siyasal ve ekonomik ilişkileri analiz eden kapsamlı bir deyimdir. Hatalı olarak bazen   uluslararası politika deyimi Uluslar arası ilişkiler ile aynı anlamda kullanılır. Uluslararası İlişkiler devletler arasındaki her düzeyde ve her çeşit konudaki ilişkileri kapsamasına karşın, uluslararası politika devletlerin resmi organları aracılığıyla kurduğu ve siyasal konulardaki ilişkileri kapsar.

Uluslararası Politika, Uluslar arası ilişkiler disiplinin bir alt dalıdır. İki veya daha fazla devlet arasındaki siyasi ilişkileri uluslararası sistemin tümü içinde ele alarak inceler. Uluslararası politika, devletlerin resmi organları aracılığıyla giriştikleri ilişkileri kapsar. Uluslararası politikarın tüm devletlerin dış politikalarının toplamı olduğu söylenir. Bu bir bakıma doğrudur, ancak, devletlerin dış politikalarının teker teker incelenmesiyle uluslararası politikanın tümünü çözümleyebilmek imkansızdır. Uluslararası politika alanında her zaman geçerli olabilecek bir "büyük kuram" (grand theory) geliştirilememiştir. Bu alanda yapılan araştırmaların çoğu konuya tek yönlü bakmıştır ve hemen hepsinde süreç yönü ön plana alınmıştır.

Diplomasi Tarihi : Diplomasi ,   bir hükümetin belli konulardaki kanı ve görüşlerini doğrudan doğruya öteki devletlerin karar vericilerine iletmesi sürecidir. Diplomasi, devletler arasındaki müzakerelerin, temsilciler vasıtasıyla yürütülmesidir. Bir bakıma, uluslararası ilişkilerin tüm diğer araçları diplomasinin başarısızlığı sonucu kullanılırlar.
Diplomasinin bir görüşme sanatı olduğu da söylenir. Modern anlamda diplomasinin Kuzey İtalya'da doğduğu kabul edilmektedir. XII. yy.'dan itibaren burada küçük kent devletleri görülmektedir.
Eskiçağda devletlerarası kimi konuların görüşülmesi için ülkeden ülkeye elçiler gönderilirdi. Bu elçilerin ayrıcalıkları vardı ve yaşamları güvence altında sayılırdı. Ortaçağda devlet başkanlarının aracıya gerek duymadan, mektupla ilişki kurduklarını biliyoruz. O dönemin en örgütlü devleti olan Bizans'ın ise elçileri vardı. Bu elçiler göreve başlarken and içerlerdi. Örgütlü diplomasi ilk kez İtalya'da doğdu. Ortaçağda İtalya çok sayıda krallığa bölünmüştü. Venedik, Floransa, Cenova, Pisa (Piza), Roma ve Napoli gibi kentler bağımsız birer devlettiler. Çoğu zaman bu krallıklar ya birbirleriyle savaşıyor ya da aralarında çeşitli dostluk antlaşmaları yapıyorlardı. Bu yüzden diplomasiye gereksinim duyuluyordu. İtalyanların başka ülkelere gönderdikleri temsilcilere büyükelçi ya da elçi, bu kişilerin yabancı topraklarda oturdukları yerlere de elçilik deniyordu. Başlangıçta genellikle belli bir soruna çözüm bulmak üzere gönderilen elçiler, iş bitince ülkelerine geri dönüyorlardı. Bunların birçoğu casus gibi hareket ediyor ve kendi ülkelerine yarayacak değerli siyasal belgeleri çalmak, rüşvet vermek ve yalana başvurmaktan hiç de çekinmiyorlardı.

Uluslararası Ekonomi : Ekonomik alanda ulusların çıkarlarını korumak için düzenledikleri kuralların ve ilişkilerin tümüdür. Bağımsız devletler arasındaki ekonomik ilişkilerin tüm yönlerini inceleyen bilim dalı olarak bilinir. Kapsamına giren en önemli konularından biri dış ticaret hareketleridir. Emek, sermaye, teknoloji, girişim gibi üretim faktörlerinin uluslararası dolaşımı da, diğer konularıdır.

Geniş bir alana yayılmış çeşitli ülkeler arasındaki çok yönlü ilişkilerden oluşan uluslararası ekonomik düzenin karışık bir   yapısı vardır. Ortak bir uluslararası yönetim bulunmadığından, bu planlama, bağımsız ülkeler arasında imzalanan ekonomik sözleşme ve anlaşmalara dayanır. Ülkelerin toprak genişliği, üstünlük düzeyi kalkınma hızı ve askeri gücü arasındaki farklar, yürürlükte olan anlaşmalar ve ilişkilerin özelliklerini belirler. Nitelik ve gelir düzeyleri farklı ekonomik güçlerin oluşturduğu dünya pazarını, çeşitli korumacı uygulamalar, gümrük tarifeleri, kotalar gibi dışalımla dışsatımı kısıtlayıcı önlemler büyük ölçüde etkiler. Ekonomik düzeni etkileyen bütün anlaşma, düzenleme ve sözleşmeleri ayrı ayrı incelemek güçtür.
Uluslararasındaki ekonomik ilişkiler yüzyıllar boyunca farklı şekillerde yapılmıştır.
Uluslararası ekonomik ilişkilerin büyük bir çoğunluğu önceleri sınırlı sayıdaki mal ve hizmetlerden oluşuyordu. Örneğin, 16. ve 17. yüzyıllarda daha çok mal hareketleri, küçük ölçüde de sermaye hareketleri dış ticaret işlemlerinde yer almıştır. Sanayi devriminden bu yana üretimin olağan üstü boyutlarda artması, teknolojik ilerleme, ulaşımın nefes kesen hızla yapılabilmesi, iletişim olanaklarının tasavvurların ötesinde kolaylaşması, ülkeler ve bölgeler arasında mal ve hizmet akımı
yanında sermaye, emek, bilgi ve teknoloji gibi üretim faktörlerinin de akımı giderek yoğunlaşmıştır. Böylece ulusal ekonomiler, giderek karmaşıklaşan ve yoğunlaşan ekonomik akımlarla birbirine bağlanmış bulunmaktadır.
Uluslararası ticaret ise, uluslararası sınırlar ve bölgeler arasında yapılan mal ve hizmet ticaretidir. Pek çok ülkede gayri safi yurt içi hasıla'nın önemli bir kısmını oluşturur. Çok eski zamanlardan beri varolsa da (İpek Yolu), ekonomik, sosyal ve siyasi önemi son yüzyıllarda belirgin bir biçimde artmıştır.
Uluslararası ticaret bir iktisât dalıdır ve uluslararası finans ile birlikte bir üst dal olan uluslararası iktisatı oluşturur.

Dünya üzerinde uluslar arası ve ekonomik örgütlerin kurulmasının nedenlerine değinecek olursak ;
20.yy.da meydana gelen 1.ve 2. dünya savaşları milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine bir o kadar insanın sakat kalmasına ve ciddi boyutta maddi hasara yol açmıştır.Bu olumsuz durumun bir daha yaşanmaması ülkeler arasındaki anlaşmazlıkların çözülmesinde çeşitli örgütlerin varlığı bu anlaşmazlıkların çözülmesine barışcı yollardan çözüm bulunması açısından faydalar sağlar ve caydırıcı gücü vardır .Ekonomik örgütler dünya ekonomisinde bir bütün halinde hareket edilmesine imkan sağlayarak sorunlar karşısında gerekli tedbirlerin alınmasını ve malum sorunların daha kolay çözülmesini amaçlar.

Uluslararası hukuk : Uluslararası ilişkiler altında bir disiplindir. Uluslararası ilişkilerin hukuksal boyutunu bilimsel bir disiplin içinde inceler. Devletler ararası hukuk da denir. Ancak uluslararası ilişkilere yeni aktörlerin girişi bu dalı sadece devletler arası olmaktan çıkarmıştır.
Alt dalları şunlardır ; Uluslararası hukuk, devletler hukuku (genel olarak) , Deniz ve su hukuku (Okyanus hukuku) , Uluslararası ticaret hukuku , Uluslararası özel hukuk , Uluslararası örgütler , Savaş-barış hukuku , Uluslararası Akarsular Hukuku , Uzay hukuku...
20. yüzyılda uluslararası hukuğun en önemli konularının başında Birleşmiş Milletler hukuku gelmiştir. Uluslararası hukuk disiplini Türkiye'de henüz gelişme aşamasındadır.
Sadece bu konuya odaklanmış az sayıda kurumdan biri de Ankara'da faaliyetlerini sürdüren UHAM'dır (Uluslararası Hukuk Araştırmaları Merkezi). Ayrıca yine Ankara merkezli DESHAM da (Deniz ve Su Hukuku Araştırmaları Merkezi) uluslararası hukuğun dar bir alanında çalışmalarını sürdürmektedir.

Uluslararası İlişkilerde Üç Temel Yaklaşım İdealizm, Realizm ve Çoğulculuktur.

Realizme göre tüm devletlerin ortak özelliği hepsinin idealler veya etik değerler yerine çoğunlukla ekonomik ve askeri güç peşinde olmasıdır. Realizm, temelde devletlerin birbiriyle işbirliği yapmaya yanaşmayacağını, işbirliği halinde dahi öncelikli olarak kendi çıkarlarını gözeteceğini belirtir.

İdealizm, tartışmalı da olsa, Uluslararası İlişkilerin ilk teorisidir. I. Dünya Savaşı sonrasında, devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde savaşı engelleyememeleri ve kontrol edememelerine bir tepki olarak yükselişe geçmiştir.   İdealizme (Liberalizm) göre devletler sadece siyasi değil, ekonomik ilişkilerle de birbirlerine bağlıdır. Bu teoriye göre devletler karşılıklı olarak işbirliğinden faydalanırlar ve savaş yıkıcılığından ötürü tamamen faydasızdır.

Çoğulculuk (Pluralizm) ise temelde uluslar arası ilişkilerde işbirliğini açıklayan bir teoridir. Çoğulcular global sorunların ancak global bir işbirliği ile çözülebileceğine inanmaktadırlar. Pluralizm 19. yy’ın sonlarına doğru birden fazla felsefi teoriye ve sistemleri aynı anda işletebilmektir. Uluslararası ilişkilerde kendi çıkarları ve bütünlükleri belli devlet benzeri yapılar vardır. Devlet bunlardan sadece biridir. Uluslar arası ilişkiler bu gruplar arasındaki pazarlıklar neticesinde ortaya çıkar. Pluralist bir kavramı ifade eden dünya toplumu kavramı yalnız egemen devletler ve onların resmi resmi görevlileri arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda bunların dışında ve çoğu zaman bunların denetiminde olmayan ekonomik, siyasal ve toplumsal gelişmeleri de kapsamaktadır. Çoğulculara göre uluslar arası ilişkilerde devlet dışı aktörler de söz sahibidir ve etkilidir. Devlet dışı aktörlere çok önem vermişlerdir. Ayrıca Uluslararası ilişkilerde bireylerin de önemli bir etkisi vardır diye düşünürler.
Uluslar arası İlişkilerde Aktörler :
DEVLET
Hukuki açıdan devletin tanımı şöyledir; “Ülke adı verilen belirli bir toprak üzerinde yaşayan insan topluluklarının bir egemenlik anlayışı ve hukuku içinde bir siyasi iktidar altında örgütlenmesidir.
Devletin ana unsurları şunlardır ;
Ülke (Toprak): Sınırları belli olan ve üzerinde hakimiyet sağlanmış bir toprak parçası, yurt.
İnsan Topluluğu (Halk): Devletin çeşitli haklar tanıdığı ve kendi meşruiyetini tanıyan insanlar bütünü, vatandaşlar.
İktidar: Çeşitli hukuki-siyasal düzenlemelerle oluşturulan devletin halk üzerindeki yaptırım yetkisi.
Sonuçta; “Devlet, belli bir ülke üzerinde yerleşmiş, zorlayıcı yetkiye sahip üstün bir iktidar tarafından yönetilen bir insan topluluğunun meydana getirdiği siyasal örgütlenme, siyasal kuruluştur.
Her ne kadar devletlerin temelleri çok eski çağlara götürülebilse de, modern devletler (ulus devlet veya milli devlet) oldukça yeni kuruluşlardır ve bugünkü unsurlarıyla 16. ve 17. yüzyıllarda oluşmaya başlamışlardır.
Modern devlet tüzel kişiliği olan hukuki bir yapılanmadır. Tüzel kişiliği sayesinde devletin kişiliği ve eylemleri hukuki temele ve güvenceye kavuşur. Ayrıca tüzel kişilik sayesinde devletin devamlılığı sağlanır.  
DEVLET DIŞI AKTÖRLER üç grupta incelenir ;
a. Uluslar arası Hükümetler arası Örgütler
b. Uluslararası Hükümet dışı Örgütler
c. Çokuluslu Şirketler
Uluslararası Örgütler ; Kişilerin, grupların, hükümetlerin ya da şirketlerin uluslararası düzeyde sürdürdükleri pek çok işbirliği biçimi bulunmakta, hatta bunların hatırı sayılır kadarı da organize özellikler göstermektedir. Uluslararası düzeydeki organize işbirliklerinin teşkilatlandırılmış, yasal veya meşru kural ve uygulamaları bulunan biçimlerine de uluslararası örgütler adı verilmektedir.
- Uluslararası örgüt, amaç ve kuralların sistemli hale getirildiği yönetimsel bir kurumdur. İşbirliği faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için genel olarak fiziki ekipmana, idari hiyerarşiye, memurlara, üyelerinin tümünün bir araya geldiği kurul, meclis ya da konferans adı verilebilecek mekanlara ve sekretaryaya gerek duyulur. Uluslararası örgütlerin diğer uluslararası kuruluşlardan farkı ekonomi, ticaret ya da teknik bir alanda faaliyet gösterse bile kısmen siyasal etkiler yaratmasıdır.
Örgüt mutlak biçimde yazılı bir hukuk belgesiyle yaşama geçer. Bu kurucu belge, kuruluşun amaçlarını, faaliyet biçimlerini, katılımcıların özelliklerini, kurumsal yapısını ve karar alma yöntemlerini kapsar. Her örgütün kaynak temin etme biçimi geliştirmesi gerekir. Bir bütçe bulunur ve bütçe kalemleri üyelere dağıtılır. Her örgütün bir merkezi, yürütme organı ve genel kurulu bulunur. Örgüt ya birbirini tamamlayan oyuncuların ya da birbirine benzer oyuncuların birlikteliğini esas alır. Örgüt uygulama alanı ve türüne göre farklılaşsa da, üyeleri arasında işlevsel bağlar kurar.
Uluslararası örgütler, uluslararası hukuk ve teamülü oluştururlar.
Uluslararsı örgütler, uluslararası faaliyetlerinin ve etkilerinin önemi bakımından bugün devletlerden sonra ikinci sırayı almaktadır. Özellikle gerçekleştirdikleri faaliyetleri açısından uluslararası ilişkiler bilimdalı çerçevesinde ele alınan bu uluslararası birimin yapısı ve yetkileri büyük ölçüde uluslarararası hukukun konusunu oluşturmaktadır. Herbir uluslararası örgüt amaçları, örgütlenme biçimi yetkileri üyeleri gibi çok degisik nedenlere bağlı olarak kendine özgü bir hukuksal yapı sergilemektedir. Ancak tüm uluslararası örgütlere ortak genel nitelikli birtakım uluslararası hukuk kuralları da vardır. Bunlar özellikle uluslararası örgütlerin devletlerle, kendi aralarında ve öteki uluslararası birimlerle olan iliskilerini düzenleyen kurallardır.Uluslararası örgüt kavramının bu iki özelliğini gözönünde tutarak ilk önce bütün uluslararası örgütlere ortak genel nitelikli uluslararsı hukuk kuralları ile aynı zamanda uluslararası örgütlerin fiilen varolan ortak noktalarından yararlanarak olusturulacak bir soyutlamayı da içeren genel veriler ele alınacaktır.

HÜKÜMETLERARASI VE HÜKÜMETLERDIŞI ULUSLARARASI ÖRGÜTLER SORUNU:
  Uluslararası örgüt kavramını en geniş anlamında aldığımız zaman uluslararası düzeyde faaliyet gösteren ticari amaç taşımayan her türlü birleşme anlaşılmaktadır. Ancak statülerini ve ilişkilerini düzenleyen hukuk düzeninin belirlenmesi söz konusu olduğu andan itibaren uluslararası hukukun konusunu oluşturan hükümetlerarası uluslararası örgütler ile çesitli ulusal hukuk düzenlerine bağlı olan hükümetler dışı uluslararası örgütler arasında bir ayrıma gidilmektedir. Hükümetlerarası uluslararası örgütler devletlerarası oluşturulan fakat kendilerini oluşturan devletlerden ayrı ve sürekli bir iradeye sahip olan ve devlet niteliği taşımayan birleşmelerdir.Uluslararası hukukta kısaca uluslararası örgüt denildiği ve herhangi bir başka sıfat eklenmediği zaman yalnızca bu hükümetlerarası uluslararası örgütler kastdedilmektedir. Biz de burada bu tür dar anlamında uluslararası örgütleri ele alacağız. Hükümetler-dışı uluslararası örgütlere gelince değisik uyruktan özel yada kamu kişilerinin birleşmesi sonucu oluşan hiçbir devletlerarası anlaşma konusunu oluşturmayan ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren örgütlenmeleri belirtmektedir.
ULUSLARARASI ÖRGÜTLERİ DEVLETLERDEN AYIRAN ÖZELLİKLERİ :
  Bir uluslararsı örgüt ne kadar geniş yetkilerle donatılırsa donatılsın bir devletin sahip olduğu birtakım öğelere sahip değildir. Bu çerçevede en başta bir uluslararası örgütün ne üzerinde tam yetkili olduğu bir ülkesi ne de kendisine uyrukluk bağı ile bağlı bir insan toplulugu vardır.Ikinci olarak devletlerin oluşturduğu bir birim olarak uluslararası örgütler imperium denilen buyruk verme ve bunlara uymayanları uymaya zorlama yetkilerine sahip değildir.Bu bakımdan en gelişmiş uluslararası örgütler bile amaçlarına aykırı davranan kişilere karşı öngörülen yaptırımların uygulanmasını üye devletler aracılığı ile gerçeklestirmek zorunda kalmaktadır.Üçüncü olarak da devletlerin doğuşundan değişik olarak bir uluslararası örgütün doğması ancak üye devletlerin bu yönde kesin bir irade açıklamaları ile gerçekleşmektedir.Üye devletler bu iradelerini çoğunlukla bir andlaşma ile bildirmektedir. Ancak teknik anlamda bir andlaşma oluşturmayan ortak bildiri ve hatta paralel tek taraflı hukuksal islemler aracılığı ile bir uluslararası örgüt oluşturulması olanaklıdır. Dördüncü olarak uluslararası örgütlerin hukuk kişilikleri amaçları ile sinirli olduğundan devletlerin büyük çoğunluğunun tam ve münhasir yetkilere sahip hukuk kişiliklerinin aksine herbir örgüte göre değisen işlevsel (fonctionnelle) bir kişilikleri vardır.

HÜKÜMET DIŞI KURULUŞLAR VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ
Devletlerarası anlaşma yoluyla oluşturulmayan tüm örgütler sivil toplum örgütü olarak tanımlanabilir. Günümüz dünyasında artan demokratik katılımcı rejimlerle beraber sivil toplum kuruluşları gerek bir ülke içerisinde, gerekse uluslararası siyasette etkili aktörler haline gelmişlerdir.
Sivil toplum örgütleri, bireylerin kendi özgür iradeleriyle ve eşit koşullarda somut çıkarlara ulaşmak amacıyla toplandıkları örgütlerdir. Batılı demokratik ülkelerde oldukça aktif durumdadırlar. ST֒lerin aktif ve güçlü olması liberal düşüncede demokrasinin güçlü olması anlamına gelir.
Ancak ST֒ler son dönemlerde rejim ihracı gibi olaylara da neden olabilmektedir.

Uluslar arası ilişkilerin geliştirilmesinde siyasi ve ekonomik örgütlerin rolü ;
Siyasi örgütler ülkeler arasındaki bireysel sorunların çözülmesinde barışçı yönden yaptırımlar uygulayarak taraflar arasında işbirliğinin sağlanmasında gerekirse arabulucu görev alarak sorunun daha da büyümesini engeller.Ekonomik yönden zor durumdaki devletlere yardımcı olarak bir birliktelik sağlamayı amaçlar.Ancak son dönemlerde bu örgütlerin amaçları dışına çıktığına dair örneklerde mevcuttur.

ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER
Küreselleşme ve piyasa ekonomisinin dünyanın dört bir yanına yayılması neticesinde büyük ciroları alan ve direkt ve dolaylı olarak milyonlarca insanı etkileyen çok uluslu şirketler uluslararası politikada önemli aktörler haline gelmiştir. 21. yy.’a girilirken uluslararası ilişkiler sahnesinin aktörleri iyiden iyiye kalabalıklaşmış ve devletlerin dışında yeni birimler son derece iddialı roller üstlenmeye başlamışlardır. Uluslararası sistemin bu yeni aktörleri bir yandan ekonomik ilişkilere direkt olarak etki ederken, diğer yandan da siyasi, kültürel ve sosyal etkileşimleri yönlendirme eğilimine girmişlerdir.
Çok uluslu şirketlere merhametsiz sömürücüler gözüyle bakılabildiği gibi olumlu bakanlar da vardır. Tanım yapmak gerekirse, çok-uluslu şirketler; iki veya daha fazla ülkede mülkiyeti kısmen veya tamamen kendisine ait olarak üretim ve pazarlama faaliyetlerini yürüten, kendisine ait işletme stratejileri olan ve bu stratejileri tüm bağlı kuruluşları ve şubelerinde uygulayan büyük işletmelerdir.
- Çok-Uluslu Şirketlerin Özellikleri:
1-) Yabancı ülkelere doğrudan yatırım yaparlar.
2-) Merkezi belli bir ülkede olsa da birçok ülkede şubeleri ve kendisine bağlı yan kuruluşları vardır.
Çok uluslu şirketler yabancı bir hükümet üzerinde 4 şekilde etkili olabilir;
1-) Dolaylı olarak şirketin kendi hükümetinden yabancı hükümet üzerine baskı yapılmasını istemesi ile.
2-) Dolaylı olarak bir uluslararası örgütte genel bir politika sorunu olarak konuyu gündeme getirmek.
3-) Doğrudan kendi ülkesindeki diplomatik temsilcilik aracılığı ile baskı yapmaya çalışmak.
4-) Doğrudan öteki ülkede ilgili bakanlık aracılığıyla baskı yapmaya çalışmak.
Çok Uluslu Şirketlerin Anlamı
1-Çok uluslu şirket, birden çok ülkede iktisadi faaliyetlerde(yatırımlarda) bulunan, fakat üretimle ilgili kararları, bir tek merkezden güden ve sardığı şirketlerin yönetimlerini etkileyen dev bir şirket tir. Mülkiyet ve yönetim tek bir merkezde toplanmaktadır.
2- Günün birinde geleceği ele geçirmek için tasarlanan en güçlü insan örgütüdür. Tüm dünyayı fırsatlar için tarayarak kaynaklarını ülkeden ülkeye, endüstriden endüstriye kaydırarak ve en üst teki amacını basitleştirerek eşsiz bir güç kuruluşu haline gelmiştir.
Şirketlerin önceleri yerel ticari faaliyetlerinin bir unsuru iken sonraları devletlerin politik çıkarlarını sağlamak amacıyla kullanılan sonrasında ise 19. yy’ın sonlarına doğru modern endüstri şirketlerine dönüşerek 20.yy’dan itibaren devletlerle rekabet eder hale gelmesi onu sistemin aktörlerinden biri haline getirmiştir.
Çok Uluslu Şirketlerin Tarihsel Süreç ve Özellikleri :
Coğrafi keşiflerden sonra bu tür şirketlere ilkel halde rastlamaktayız. Yeni yerler keşfetmiş olan kişiler toprakları alarak işletiyor, kendisine ait olmayan topraklarda oradaki yerli halkı çalıştırarak elde edilen gelirin büyük bir kısmını anavatanına gönderiyor. İlk şirketler altın aramak amacıyla araştırma yapıyorlar. Sonra sıra zenginleşen şirketlerin kendi kültürlerini (özel mülkiyet ,ferdiyetçilik) yerli halka zaman zaman zor kullanarak uyguluyor ve toplumun sosyal ekonomik ve kültürel hayatını değiştiriyorlar.



Büyük adamlar tarihi, tarih de büyük adamların yaptıklarını süslemiştir.   La Bruyere
Bu konuya teşekkür edenler htckm [11.11.2012- 21:26], seyfibaba [08.02.2011- 21:00],
Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Lise Uluslararası İlişkiler Dersi
 »  Uluslararası İlişkiler Ders Notları

Forum Ana Sayfası


 


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Uluslararası Politika admin 0 1419 12.09.2010- 16:52

Etiketler   Uluslararası,   İlişkiler,   Ders,   Notları


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2010   phpKF Ekibi

Tarihonline.com

 RSS Beslemesini Görmek için Tıklayın   RSS Beslemesini Google Sayfama Ekle   RSS Beslemesini Yahoo Sayfama Ekle



Sitemap | Ping | Yazı Yazma |

Kültür ve Sanat